Elektrik Dünyası Dergisi
E Bülten Aboneliği
E-Posta
Ad / Soyad
Ana Sayfa » Röportaj
RöportajErhan AVŞAR: ‘Bizim İçin Platform Sektörü Bir Sevda!’
Kategori : Röportaj
Ekleyen : Administrator
Tarih : 2018-04-18 15:47:45


Geri Dön
Erhan AVŞAR: ‘Bizim İçin Platform Sektörü Bir Sevda!’

Boğaziçi Platform Genel Müdürü Erhan Avşar ile bir araya geldik. Gördük ki kendisi tam bir sektör sevdalısı. Hayallerini süsleyen platform sektöründe “Artık bizde varız” diyen Avşar, sektörün yarınları için bitmek bilmeyen bir enerjiye sahip. Elektrik Dünyası olarak kendisine bu yolda başarılar diliyor, yolunuz her daim açık olsun diyoruz.

 

Boğaziçi Platform, yılların tecrübesini taşıyan sektörün önde gelen firmalarından bir tanesi. Bizlere biraz Boğaziçi Platform’u anlatır mısınız?

 

Sektöre kiralama işi yaparak adım attık. Öncesinde edindiğimiz tecrübeleri burada kullanmaya çalıştık Zaman içerisinde koşullara bağlı olarak, alternatif satış pazarlama ve üretim ağları geliştirdik. Yük asansörü imalatı işine girdik. Bu alanda hem bir yandan ilerledik, hem de ilerlememizi reklam ve halkla ilişkiler çalışmalarıyla destekledik. Beraberindeki süreçte de yük asansörleri alanında bir seviye yakaladık. Diğer taraftan da sektörün değişimini de yakalamamız gerektiğine inanıyorduk çünkü diyalektiğe inanan bir firmayız. Diyalektiğin olmadığı bir yerde çürümenin olduğunu esas almakta ve bu doğrultuda adımlarımızı atmaktayız. Biz bir yandan kendimizi geliştirirken, diğer yandan yük asansörü alanında koşulların doğurduğu, aynı zamanda da iş sağlığı güvenliğinin sektöre gelmesiyle birlikte getirilen kısıtlamalar oldu. Platform ve asansör ayrımı ibaresiyle birlikte gelen yasal düzenlemeler sonucunda kendimizi yük asansörü ve araç asansörü alanında iyi konumlandırdık. Bu konumlandırmamız da bizi Türkiye’nin sayılı markalarından biri haline taşıdı.

 

Bu konumlandırmanız neticesinde Türkiye’nin önemli firmalarında sizin ürünleriniz kullanılmaya başladı…

 

Tabii ki bu başarımızın altında yatan faktör, hem sektördeki gelişmeleri iyi değerlendirmemiz ve bu gelişmelere ayak uydurmamız, hem de firma olarak değişime olan güvenimiz. Yük asansörlerinde Thyssen diye bir marka var. Bir dönem onun tedarikçiliğini üstlendik. Bunun dışında Petrol Ofisi, Mercedes, Doğan Grubu, Cinerler Grubuyla çalıştık. Ayrıca Opet, Ford, Peyman Kuruyemiş, Tadım Kuruyemişle makine yaptık. Türkiye’de hizmet veren yabancı sermayeli pek çok firma var. Çalıştığımız bu tip firmalar arasında Henkel ‘de bulunuyor.

Boğaziçi Platform olarak iş ortaklarımıza sunduğumuz şartnameler firmaların satın alma birimleri tarafından skala olarak görüldü. Bütün teklifler bizim şartnamemize göre revize edildi ve ihaleler de o şekilde açıldı. Biz, bunu çok kısa bir süre içerisinde yaptık.

 

Neden bu konuda sizi esas aldıklarını düşünüyorsunuz?

 

Bu noktada teklif vermenin ötesinde bir yol izlediğimizi düşünüyorum. Verdiğimiz malın kalitesi kadar, satış sonrasında kesinlikle olması gereken hizmette söz konusu. Hatta malı satmaktan çok daha önemli olan husus verdiğiniz satış sonrası desteğin kalitesi. Bu anlamda çok ciddi bir yatırım yaptık. Personel hususu üzerinde durduğumuz en önemli nokta oldu. Bunun dışında kendimizi geliştirmemizi sağlayacak birçok alana da yatırım yaptık. Her bir hamlemizde doğru ve şeffaf olduk. Tüm bunlar beraberinde bizim sunduğumuz şartnamelerin skala olmasını getirdi.

 

Yakın geçmişte önemli yatırımlar yaptınız. Hem bu yatırımlarınızdan, hem de bu yatırımların size ve sektöre yansımasından bahseder misiniz?

 

Öncelikle söylemeliyim ki platform sektörü bizim için bir sevda. Biz, gerçekten sektörümüzü seviyoruz. Yaptığımız işi sevdiğimiz için de en iyisini yapmayı her zaman hedef olarak koyduk. Uzmanlar Platform ile olan birlikteliğimiz bize çok şey kazandırdı. Uzmanlar Platform’un bize açtığı pencereden çok şey öğrendik. Biz yük asansörü yaptığımız zaman “kiralamaya ne zaman geçeceğiz” diyorduk. Esasen bir nevi şafak saydık. Koşulların oluşmasını beklediğimiz süre zarfında hayallerimizi hep bu süsledi. Çıkardığımız gazetede, kitapta, yaptığımız fuarlarda personel yükselticilere hep bir yer ayırdık. Koşullar olgunlaştıktan sonra Türkiye’de Uzman Lift’in tedarikçiliğini yaptığı Dino ve Snorkel firmalarıyla anlaştık. Her iki firmanın ürettiği makinaların kalitesi dünya üzerinde kanıtlanmış durumda. Dört tane akülü, iki tane dizel, dört makaslı, bir tane de örümcek platform aldık. Bunlarla beraber artık piyasada biz de varız diyoruz. Aldığımız makinalar var olan kiralama mantığının ezberini bozuyor. Çünkü hepsi yeni ürünler. Türkiye’de pazarının %3’lerde olan bir ürün gamından bahsediyoruz.

 

Neden tüm yatırımlarınızı araçüstü ve sepetlilere yapmadınız?

 

En başta yer alan neden yenilikleri seviyor olmamız. Benim ve ekibin mizacında ezber bozmayı seven bir taraf bulunuyor. Eklemli ve örümcek platformların sektöre ciddi bir ivme kazandıracağını görüyorum. Birebir sektör içinde olmasak da sektörde arkadaşlarımızdan hep duyardık; alternatif makinalar olursa platform sektörü daha da genişler. Bir nevi o söylemi uyguladık. Eklemli ve örümcek platformların çalışma alanı ve yarattığı değer ortada. Kazandırdığı zaman ve ekonomik maliyetlerde biliniyor. Personelin olmadığı makinanın iş yapabilirliği ve kaza riskinin en aza indirgeneceği alan olarak görmemiz de bir faktör tabii ki. Dino ve Snorkel’den aldığımız makinalar bizim istediğimiz makinalardı. Biz eğer platform sektörüne gireceksek ezber bozarak girmeyi her zaman istiyorduk. Bunu da satın aldığımız makinalarımızla yapacağımıza inanıyoruz.

 

Yatırımlarınız ilerleyen süreçte nasıl bir seyir izleyecek?

 

Bizim iş anlayışımız, konseptimiz elbette ki kendi seyrinde devam ediyor. Şu anda satın aldığımız markalarla sonuç alabileceğimizi düşündüğümüz için bu hamleyi yaptık. Piyasada birçok marka var. Elbette ki bu markalar içerisinden yatırım yapacaklarımız olacaktır. Eklemli de daha dar şaseli, daha uzun metrajlı olanlar almayı planladığımız makineler içerisinde yer alıyor.  Kısmi derece makaslı platforma yatırım yapacağız. Bununla birlikte araç üstü sepetli platformu da yelpazemiz içerisine dahil etmeyi düşünüyoruz. Aldığımız ürünler kuşkusuz bir dönem sonra sıradanlaşacaktır. Bu konuda güncel olmamız gerektiğini biliyoruz ve bunu her zaman yakalamaya çalışıyoruz. Sektörün ihtiyacı neyse biz de onu tedarik edeceğiz. Mesela 41 metre makinayı kimsede bulamadık. Bu ciddi bir sorun. Ne imalatçılar, ne de tedarikçiler bu konuda bir çalışma yapmamışlar. Şu da bir gerçek, bu tür makinaları istediğiniz kadar getirin, insanlar bu makinaları görmeden talep etmiyorlar. Arzı yaratabilmeniz için somut bir şeyler ortaya koymanız lazım. Bu tür makinalara hala vinç diyenler var. Oysaki platform sektörü kelime anlamı ve çalışma mantığı olarak bambaşka bir yapıya sahip. Dönem değiştikçe ihtiyaçlar ve koşullar değişiyor. İhtiyacın uzun metrajlılara doğru kaydığını görüyoruz. 25 metrenin üzerindeki makinayı bulamıyoruz. Binalar daha yüksek olmaya başladıkça daha uzun makinalara ihtiyaç duyulmaya başladı. Eskiden ülkemizde bu kadar plaza, iş merkezi, AVM yoktu. İş sağlığı ve güvenliğinin getirdiği ciddi bir destek var. Eğer İSG 2014’te hayata geçmeseydi personel yükselticilere karşı bu kadar büyük bir talep olmazdı. Platform kullanıldığında kaza riskinin %3 ile %10 aralığında olduğu söyleniyor. O da yanlış kurulan ve kullanılan makinadan kaynaklı. Ayrıca nitelikli personel bulma sorunu da söz konusuydu. Araç üstü sepetlilerde bütün firmalar bu sorunla baş başa kaldı. İyi operatör bulamadılar, buldukları operatör yarı yolda onları bıraktı. Alınan yetersiz eğitimle bu makinaları kullanmaya çalıştılar. Biz her iki taraf açısından düşündük ve makine kendi işlevini kendi görsün dedik. O yüzden de piyasaya eklemli ve örümcek platformlarla girdik. Daha öncede söyledim bu iş bizim sevdamız. Amacımız para kazanmak değil. Bunun çok ötesinde. Bizim platform sektörüne emeğimiz olduğuna inanıyorum. Emek verilen bir şey de sahiplenilir. Sahiplenmede aslında bir sevdadır. Kimse durduk yere emek vermez, yatırım yapmaz. Biz de öyle, ait olduğumuz yere yuvamıza geldiğimizi düşünüyoruz. Koşullardan dolayı biraz geç oldu ama mutluyuz. Bu alanda gideceğimiz çok daha yolumuz olduğuna inanıyoruz.

Değinmeden geçmek istemiyorum. Bizim kadar, Elektrik Dünyası’nın da emeği olduğunu düşünüyoruz. Biz sektöre girdiğimizde vardı Metin Şendil ve Elektrik Dünyası. Hala daha da var. Kuşkusuz sektörümüzün tanıtımında yadsınamaz bir emeğiniz var.